29 Nisan 2009 Çarşamba

Bunalırken..

Bugun ALES icin matematik testi cozerken yuzde problemleriyle ilgili olan testin ilk sorusu "bir buzdolabi 12 aylik esit taksitlerle alinmistir. odemeyi yapan kisi bu taksitlerin ilk 2 ayini odememis, diger 2 ayinin %40 ini odemis.." olunca kalemi silgiyi firlatip attim.

Biliyorum daha yolun en basindayiz ve su asamada basimiza gelen seyler dugun yerimizin ansizin degismesi ve hala dugun gecesi icin istedigimiz tarz muzigi yapan ve fiyati uygun bir orkestra ayarlayamamis olmamiz. Biliyorum; bu kadarcik seyde moralimin bozulmamasi gerekiyor, dusmemem gerekiyor, biliyorum daha mobilyalarda, evde, iste, dugunun diger asamalarinda bir suru problem cikacak ama kendimi bazen o kadar yorgun, yogun ve bunlara ragmen hicbir sey yapmiyor hissediyorum ki; bombos yere ugrasiyorum sanki gibi geliyor. Bir yandan 3,5 ay kalmis olmasina ragmen onumuzde yillar var ve o dugun, kurulacak o ev, kurulacak yepyeni hayat sanki yillarca uzakta ve ben oylece oturup izliyormusum gibi geliyor.

Hayir; bir orkestra bulmak ne kadar zor olabilir ki? Pink Martini de calabilecek, dugun konseptine de uyabilecek, vokalistinin sesi guzel ve cok pahali olmayacak bir orkestra bulup dugun gecesi hep beraber eglenmek ne kadar zor olabilir ya?

Ortada hicbir sey yok, elimde avcumda somut en ufak bir sey yok ve ben dusuyorum. Dedim ya; sanki en yakin arkadasim evleniyor ve ben o ugrasmasin diye onun islerine yardim ediyorum. Tatli telas yerini bikkinliga saracak diye aklim cikiyor, hevesim kalmayacak diye odum kopuyor. Bu kadar kolay olmadigini ve zaman ilerledikce heyecanin ve telasin artacagini biliyorum ama galiba bilmedigim bir sey gelip bizi bulacak diye korkuyorum. Her yerden bizi kaziklayacaklar ve biz "hallederiz" dedikce kaziklarini yuregimizin ortasina indirecekler ve canimizi yakacaklar sanki..

Hakikaten; Pink Martini calabilecek pahali olmayan bir orkestra bulmak ne kadar zor olabilir ki?

0 kisi demis ki: